Korkma Ayrılıktan, Aşk Var
Bir kitap okudum bu hafta. ‘Korkma Ayrılıktan Aşk Var’.
Mütevazı bir öykü içinde anlatmış yazar ana temayı.
Yazar kayıp sonrası normal olan ama bazen sağlıklı yaşanmayan yası anlatmış.
Elisabeth Kübler-Ross’un tanımladığı yasın evreleri öyküde gizli.
Yas terapisinde kaybı olanı normal olan son basamağa ulaştırmak hedeflenir.
Ölenin ardından ruhsal dinamikler önce inkâr eder, sonra öfke, sonra pazarlık… Sonra umutsuzluk, depresyon. Bazen ağır olur bu dönem ve en son ‘alışma, kabullenme’.
Hepimiz dilimizle kolay söyleriz kabullenmeyi ama içimizde takılırız bazen.
Sade bir dille, tasavvuf ve psikolojinin harmanlandığı sürükleyici bir anlatım.
Yazar bizden, Konyalı, tanınan, sevilen mütevazı Faik Özdengül…
Emeğine sağlık. Okuyalım dostlar, ayrılık kaçınılmaz.
Hepimizin doğarken yaşadığı o acı: ’ayrılık acısı’…
O’ndan ayrılıp gurbete düşen ruhumuzun öyküsü doğunca başlar.
Bir mum gibi yanarız ömür boyunca, ta ki sönene kadar.
Kimi mumlar eken söner, ayrılık erken biter.
Kimi mumlar sonuna kadar yanar, vuslat geç gelir.
Bizim vuslatımız geride kalanın ayrılığı oluyor bazen.
Gurbetteki ruhların olgunlaştığı bir ramazan dileğiyle…