Depresyon Nedir?

Prof. Dr. Mehmet Ak, 4 dk okuma

Herkes zaman zaman hüzün ya da mutsuzluk hissedebilir, ancak bu duygular genellikle birkaç gün içinde geçmektedir. Bir kişi depresif bozukluğa sahip olduğunda, günlük yaşamı, normal işlevleri etkilenir ve normalden farklı bir hüzün, çökkünlük yaşar.

Depresyonun belirtileri nelerdir?

Depresif bozukluğu olan insanlar bütünüyle aynı belirtileri yaşamazlar. Belirtilerin şiddeti, sıklığı ve süresi bireye ve ona özgü hastalığına bağlı olarak farklılaşacaktır.

  • Sürekli üzgünlük, kaygı ya da “boşluk” duygusu, umutsuzluk veya karamsarlık, suçluluk, değersizlik veya çaresizlik duygusu
  • Cinsellik dahil, önceden hoşlanılan faaliyetlere ya da hobilere ilginin kaybedilmesi
  • Dikkatini toplamada, ayrıntıları hatırlamada ve karar vermede güçlük
  • Uykusuzluk, sabah erken uyanma ya da aşırı uyuma
  • İntihar düşünceleri, intihar teşebbüsleri
  • Tedaviyle bile hafifletilemeyen sürekli ağrı ya da acı, baş ağrısı, kramplar ya da sindirim problemleri

Depresyona yol açan nedir?

Depresyonun genetik, biyokimyasal, çevresel ve psikolojik faktörlerin birleşimi sonucu oluşması muhtemeldir. Hayat boyu risk erkekler için %3–12, kadınlar için %10–26’dır.

Tedavi

Depresyon, yüksek oranda tedavi edilebilir bir bozukluktur. Pek çok hastalıkta olduğu gibi, tedaviye erken başlanabilmesi daha etkili olmasını sağlar ve tekrarlama olasılığını azaltır.

  1. Tedavi önerilerine uyduğunuzda tedaviden yararlanma şansınız yükselecektir.
  2. Bu rahatsızlığınızı güçsüzlük olarak değerlendirmeyiniz. Rahatsızlığınızın utanılacak bir yönü yoktur. Tüm diğer hastalıklar gibi, ruhsal bozuklukların temelinde de çeşitli biyolojik etkenler yer almaktadır. Biyolojik nedenlere bağlı olduğu düşünülen bu rahatsızlığınızın düzelmesinde biyolojik tedavilerin yani ilaç tedavilerinin önemi büyüktür. Kullanacağınız ilaçların özelliklerini hatırlatmanın psikiyatrik tedaviler hakkındaki endişelerinizi hafifleteceğini umuyoruz.
  3. Size önerilen ilaçların bağımlılık yapma riski yoktur. Eğer az da olsa bağımlılık yapma riski taşıyan bir ilaç verilecekse doktorunuz bu konuda sizi mutlaka uyaracaktır.
  4. İlacınız uyuşturucu niteliğinde değildir. Günlük yaşantınızı hiç bozmadan tedavi etmek temel amacımızdır. Ancak her ilacın bir takım yan etkilerinin olduğu da bir gerçektir. Yan etkileri en aza indirmek amacıyla uymanız gereken kurallar şunlardır:
    • Aksi söylenmedikçe ilaçlarınızı hemen yemekten sonra karnınız tok iken içiniz.
    • Doktorunuzun önerileri doğrultusunda ilaçlarınızı alınız. Önerilen dozda alsanız bile bazen bulantı, kusma, halsizlik, çarpıntı, ishal, ağız kuruması, sıkıntı artışı gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Yan etkiler günler içinde azalacaktır. Aşırı yan etki olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.
    • İlaçların etkisinin ortaya çıkması için genellikle belirli bir zaman geçmesi gerekmektedir. Bu süre üç hafta ile bir ay arasında değişmektedir. Bu gecikme rahatsızlığınızın doğasından kaynaklanmaktadır. İyileşmeniz tedavi ekibinin de temel amacıdır. İyileşmek için acele etmenin yararlı olmadığını unutmayınız.
    • Önerildiği şekilde kullanmanıza ve yeteri kadar süre geçmesine rağmen tedaviden yarar görmemeniz mümkündür. İyileşmediğiniz durumlarda doktorunuz tedavinizi mutlaka yeniden düzenleyecektir. Gerekli sabrı göstermeden sık sık ilaç ya da doktor değiştirmenin yararlı olmadığını unutmayınız.
    • Tamamen iyileşseniz bile, tedaviye doktorunuzun önereceği sürelerde devam etmeniz gerekmektedir. Bunun nedeni hastalığınızın tekrar etme olasılığı taşımasıdır. Erken ya da doktorunuzun bilgisi dışında tedaviyi sonlandırmayınız.
    • Hamilelik, ameliyat, başka bir ilaç kullanma gerekliliği gibi değişiklikler tedavinizi etkileyebilir. Bu durumlarda en kısa zamanda doktorunuzu bilgilendiriniz.
  5. İlaç tedavisinin yanı sıra duruma uygun çeşitli terapi yöntemleri de uygulanabilir.
  6. Elektrokonvülsif terapi (EKT) etkin ve sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. EKT önerilen durumlarda hekiminiz sizi detaylı bir şekilde bilgilendirecektir.

Öneriler

Toplumda psikiyatrik hastalıklarla ilgili olumlu ya da olumsuz birçok yanlış düşünce vardır. Nasıl ki siz bir insan olarak hiç kimsede olmayan, sadece kendinize özgü bir takım özelliklere sahipseniz, hastalığınızın da sadece size özgü bir takım özellikleri vardır. Dolayısıyla, başkaları için yanlış olanın sizin için de yanlış ya da herkes için doğru olanın sizin için de doğru olduğunu düşünmeyiniz.

Hastalığınız ya da tedavinizle ilgili tüm sorularınızı doktorunuzla paylaşmadan gereksiz endişelere kapılmanızın yararlı olmadığını hatırlatmak istiyoruz. Kendi başınıza tedaviniz hakkında önemli kararlar almanızın genellikle yanlış sonuçlara ulaşmanıza neden olabileceğini unutmayınız.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tedavinin yerini tutmaz. Randevu için iletişim sayfasına bakabilirsiniz.